Türkiye’nin en köklü kurumlarından olan hastanemizde eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi ve her geçen yıl daha iyiye doğru emin adımlarla yürüyerek güçlendirilmesi en önemli hedeflerimiz arasındadır. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin kuruluşundan buyana en önemli hizmet unsurlarından biri olan Genel Cerrahi Kliniği 1936 yılından bu yana alanında uzmanlık eğitimi de vermektedir. Genel Cerrahi Kliniği bünyesinde 5 yıldır faaliyet gösteren Cerrahi Eğitim ve Araştırma Merkezi (CEAM) öncelikle Genel Cerrahi asistanlarının eğitimlerinin tek merkezden takibi ve düzenlenmesi amacıyla oluşturulmuştur. Kuruluşundan bu yana CEAM bünyesinde çok sayıda asistanın eğitim programlarının düzenlenmesi, eğitim düzeyi takibi ve tez çalışmalarının etkin bir şekilde yürütülmesi sağlanmıştır. CEAM’a ait müstakil bir web sayfasının yürütülen aktivitelerin daha iyi duyurulması yanında önemli bir motivasyona da neden olacağına yürekten inanıyorum.

Eğitim ve araştırma alanında önemli uygulamalara imza atmış ve diğer branş ve hastanelere örnek teşkil eden bu yapılanmada emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür eder, başarılarının artarak devamını dilerim.

Prof. Dr. Nurullah Zengin

Hastane Yöneticisi

                Genel Cerrahi Kliniğimiz Uzmanlık Öğrencisi Eğitimine, 2 Eylül 1936 yılında Prof.Dr. Eduard Melchior’ün klinik direktörlüğüne atanmasıyla başlamıştır. Cumhuriyet döneminin ilk Tıp Fakültesi olan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Klinik Direktörlüğü de Hastanemiz içinde kurulmuş ve başkanlığını da Dr.Melchior yapmıştır.

                Hocamızın emekli olduğu 1954 yılına kadar,  bugün B blok olarak adlandırdığımız “İsmet Paşa Pavyonu’nda” 80 yataklı tek bir birim olarak çalışan kliniğimiz, bu tarihten itibaren Klinik Şefliği sistemine geçilmesiyle önce 4 Klinik, hemen sonrada 5 Klinik Şef’liği şeklinde çalışmaya başlamıştır.

                1977 yılına gelindiğinde hastaneye yapılan ilave binalarla hastane yatak sayısı 1700’e ulaşmış ve Genel Cerrahi Klinik sayısı da, toplam 350 yatakla 8’e çıkmıştır. O yıllarda Genel Cerrahi Klinikleri Koordinatörü olan Op. Dr. Cavit Gülay Hastane Yıllığında kliniğimizi şöyle ifade etmektedir; “ 1935 yılından sonra yabancı doktorların çalışmaya başlamaları hastanemize ve kliniğimize bilimsel yönde ivme kazandırmıştır. Yılda 15.000 ameliyat yapılan kliniğimizdeki vaka çeşitliliği, uzman yetiştirilmesinde çok büyük avantaj sağlamaktadır.”

                1980 yılı Eğitim Hastane’lerinde adeta bugün geldiğimiz akademik ve bilimsel gelişme noktamızın miladı olan yıldır. Bu tarihte Sağlık Bakanlığı, Uzmanlık Öğrencisi Sınavları puanlamasında yaptığı değişiklikle, taşrada görev yapan pratisyen hekimlere geçen her yıl için verilen ilave puanları kaldırarak yeni mezun hekimlerin Eğitim Hastanelerine asistan olarak girmesini kolaylaştırmıştır. Ben de 1981 yılında 2.Cerrahi Kliniğine yeni mezun bir hekim olarak başladım.

                O tarihte hastanemizde 6 Cerrahi Kliniğinin, Acil Cerrahi Servisi ile birlikte 260 yatağı vardı. Eğitici kadrosu 6 Klinik Şefi, 7 Şef Yardımcısı ve 4 Başasistan’dan oluşuyordu. Bu kadronun üçü Doçent iken diğerleri uzman hekimdi. Eğitilen kadrosundaki asistanların %60’ından fazlası mezuniyet tarihleri on yıl ve üzeri ağabeylerdi. Bu ağabeyler akademik çalışmalardan daha çok cerrahi pratik ile ilgiliydiler. Yıllar içinde asistanlar arasında yeni mezun sayısı arttıkça teorik ve cerrahi pratik beklentileri üst seviyeye çıktı.

Seksenli yılların sonunda özellikle klinik şeflerinden Doç.Dr. Cevat Dinçtürk ve Op. Dr. Yılmaz Kadıoğlu’nun çok önemli katkılarıyla kliniğimiz akademik ve cerrahi teknik beceri anlamında bir üst seviyeye çıkmayı başardı. Gerek yayın sayısında gerekse de cerrahi kongrelerdeki giderek artan performansımız Üniversite camiasınca da kabul görerek doçentlik sınavlarındaki öğretim üyeleri direncinin kırılmasını sağlamıştır.

1990’lı yıllarda giderek artan akademik unvanlı eğitici sayısı klinik şefliklerinde de eğitim kalitesinde daha belirgin bir artışa neden olmuş, özellikle Prof.Dr. Nuri Aydın Kama başta olmak üzere daha sonraları Prof.Dr.Atilla Korkmaz’ın klinik şeflikleri akademik faaliyetlerimize ivme kazandırmıştır. 2000’li yıllarda klinik şef ve şef yardımcılığındaki giderek artan akademik unvanlı hocalarımızın yanı sıra uzman unvanıyla, çok sayıda arkadaşımız da Doçent olarak eğitime katkı vermesi sonucu kliniğimiz çok sayıdaki perifer üniversiteleri tıp fakültelerinin bir yandan öğretim üyesi ihtiyacını karşılarken diğer yandan referans kliniği olma özelliğini kazanmıştır.

Klinik şeflik sistemi, 2011 yılında hükümetimizce yayınlanan 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK)ile kaldırılmış, yaklaşık altmış yıl sonra yeniden Genel Cerrahi Klinik Direktörlüğüne dönüş yapılmıştır. Yedi klinik, 230 yataktan oluşan genel cerrahi klinikleri 1 Nisan 2012 tarihinde yeni bir çalışma programıyla birleştirilmiş, ancak kısa süren sancılı bir geçiş dönemi sonrası kliniğimiz 1 Aralık 2013 tarihinde branşlama temelinde dört ana gruba ayrılarak bugünkü çağdaş yapısına kavuşmuştur.

Hocamız Dr. Cavit Gülay’ın işaret ettiği gibi 1935’li yıllardan itibaren hastanemizde yabancı hocaların göreve getirilmesiyle kazanılan bilimsel ivme, kurumsal gelişmede insan faktörünün ne denli önemli olduğunu göstermektedir. Bunun yanında özellikle 1980’li yılları takiben tıbbi bilgi ve teknolojideki önemli gelişmeler, hastalıkların tanı ve tedavisinde bilgi ve beceride özelleşmiş, kaliteli hekim yetiştirilmesini zorunlu hele getirmiştir. Ülkemizde maalesef bu amaca yönelik mezuniyet sonrası eğitim ile ilgili herhangi bir kurum ve çalışma yoktur. Yapılan düzenleme, yasal çerçevede kalarak 80 yıllık eğitim deneyimiyle, dünyadaki gelişmeler dikkate alınarak yapılmış olup, bir eksikliğin giderilmesidir.

Mevcut sistem içerisinde dört yıldan fazla süren deneyimimiz bir yandan yeni teknolojik ürünleri kullanma becerimizi arttırarak ileri laparoskopik cerrahi uygulamalarında kalifiye olmuş hekim sayısını arttırırken diğer yandan organ spesifik bilgi birikimindeki artışla kazanılan etkili multidisipliner çalışma pratiği, hastalarımız üzerindeki tedavi etkinliğimizi arttırmıştır. Ayrıca yeni sistem hasta tanı ve tedavisinde bazı düzenlemelerin gerekliliğini de ortaya koymuş ve mevcut gruplara Cerrahi Endoskopi Laboratuarı,  Kronik Yara Merkezi ve Stomoterapi birimi de ilave edilmiştir.

Kliniğimizde 663 sayılı KHK öncesi, uzmanlık öğrencisi eğitimi yedi klinik şefinin sorumluluğunda yürütülürken kararnameyi takiben bu görev hastane yöneticisinin yalnızca bir yıl için atadığı tek kişiden oluşan Eğitim Sorumlusuna verilmiştir. Branşlaşmayı takiben hazırladığımız çalışma programına göre asistanlar, dört ana cerrahi gruba ilaveten, acil servis, yanık, kronik yara merkezi, cerrahi endoskopi ve stomoterapi gibi birimlerden oluşan genel cerrahi servisinde rotasyon yaparak çalışmaktadır. Kararnameye göre şef ve şef muavinleri Eğitim Görevlisi adı altında aynı seviyeye getirilerek, Doçent ve Profesörler de Eğitim Görevlisi vekili olarak atanarak Eğiticilerin sayısı arttırılmış olmasına rağmen asistan rotasyonunun, uzmanlık öğrencisinin bir grupta sürekliliğini olanaksız kılmasından dolayı, kontrolünü güçleştirmiştir. Bunun yanında genel cerrahinin tüm birimlerinin idari ve özellikle eğitim açısından işleyişinin ve kontrolünün tek bir İdari ve Eğitim Sorumlusu tarafından sağlanabilmesindeki güçlük de göz önüne alınarak bunları sağlayabilecek yeni bir birim oluşturulmasına gereksinim duyulmuştur.

Cerrahi Eğitim ve Araştırma Merkezi(CEAM) , esas olarak asistan eğitimini ve cerrahi birimleri tek merkezden kontrol edebilmek  düşüncesiyle  kurulmuş olup geçen beş yıllık süreçte  karşılaştığımız ilave problemler karşısında yeni çözümlerle kendini geliştirerek bugünkü işleyişine ulaşmıştır. CEAM ‘ın yönetimi, bildiğiniz üzere bir başkan ve birlikte grup başkanları ve her cerrahi gruptan iki uzmandan oluşan bir ekiple sağlanmaktadır. Uzmanlık eğitimine başlayan her asistan CEAM başkanı tarafından kabul edilerek öncelikle klinik çalışma düzeni ve uzmanlık eğitimi hakkında bilgilendirilir ve birlikte rotasyon yapacağı asistan grubunu belirler. Tezi ve uzmanlık eğitimi sırasında karşılaşacağı problemlerin çözümünde yardımcı olması için Eğitim Görevlileri arsından bir danışman tespit edildikten sonra adına bir dosya açılarak CEAM merkezince takibine başlanır.

CEAM bugün için şu görevleri yapmaktadır;

  1. Uzmanlık öğrencisinin kıdemini takip ederek A2-A1 Sınavlarını yapar
  2. İkinci yılda uzmanlık öğrencisini ve tez danışmanını uyararak CEAM’ da ilk tez sunumu için davet eder ve sunum kabul edilirse tez’e onay verir.
  3. Uzmanlık öğrencisine tez bitimine kadar düzenli aralıklarla sunum daveti yaparak tez aşamalarını takip eder
  4. Yıllık eğitim programını yapar, ilan eder ve gerçekleşmesini takip eder
  5. Her eğitim toplantısı öncesi oluşturduğu mail grubu sayesinde bütün kliniğe duyuru yapar ve katılımı takip eder
  6. Soru bankası oluşturur ve altı ayda bir olmak üzere yılda iki defa uzmanlık öğrencilerine toplu sınav yapar
  7. Asistan grupları cerrahi gruplarda üç ayda bir olmak üzere rotasyon yapmaktadır. CEAM her rotasyon sonunda asistanlardan görev yaptıkları cerrahi grup hakkında ve görev yaptıkları grup başkanı hocalardan da asistanlar hakkında yazılı geri bildirim alır
  8. Bu geri bildirimleri değerlendirip sunum haline getirdikten sonra grup başkanları toplantısında sunar ve aksayan hususlar için önlem alır
  9. Cerrahi endoskopi eğitimi sonrası uzmanlık öğrencilerinin teorik ve pratik sınavını yaparak başarılı olması halinde belgelendirir
  10. Yanık ve Kronik yara eğitiminin grup başkanları tarafından yeterli olduğu onaylalanan uzmanlık öğrencisine yeterlilik belgesi verir
  11. Klinik içi cerrahi araştırmalarda seksen yıllık arşivin etik olarak kullanılabilmesi için etik yönlendirmeler yaparak araştırmanın sağlıklı olarak yürütülmesi için düzenlemeler yapar
  12. Uzmanlık sınavının yapılmasına yardımcı olur

Halen 663 sayılı KHK sonrası,  Eğitim Araştırma Hastanelerinde daha önce çoklu klinik halinde çalışan kliniklerin, tek klinik haline getirilmesi sonrası kliniğin nasıl yönetileceğine ve uzmanlık eğitiminin nasıl gerçekleştirileceğine dair herhangi bir resmi yönetmelik yoktur. Bu nedenle uzmanlık eğitiminde bir karmaşayı önlemek adına hemen tüm eğitim hastanelerinde resmi olmayan bir şekilde örtülü olarak  şeflik sisteminin  devam ettiği kanaatindeyim.

Hastanemiz Genel Cerrahi Kliniğinin branşlaşmayı ön plana çıkaran grup modeli ve CEAM vasıtasıyla uzmanlık öğrencisinin eğitiminin her aşaması ve geri bildirimler vasıtasıyla branş gruplarının eğitimdeki yeterliliğinin kontrolünün sağlanabilmesindeki başarımız, diğer eğitim hastanelerince örnek alınabilir. Zira Ankara Numune Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği son iki yıldır TUS sınavlarında tercih sıralamasında Ankara’da Tıp Fakültelerinin önünde birinci sıradayken Türkiye çapında Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden sonra ikinci sıradadır. Bu durum başarımızın somut bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

Bu başarı şüphesiz ki sadece modellemeyle ilgili olamaz. Daha önce de ifade edildiği gibi Eğitim Görevlisi hocalarımız başta olmak üzere tüm diğer eğitici kadrolar ve uzman arkadaşlarımızın katkıları olmaksızın bu başarının yakalanması mümkün değildir. Bizden sonraki arkadaşlarımızın gelinen seviyeyi yeterli görmeyerek çok daha yükseğe taşıyacaklarına kuşkum yoktur. Hedef Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş uygarlık seviyesinin üstüdür.

CEAM şimdi sizlerle olan iletişimini çok daha hızlandırmak ve sizlerin daha fazla katkı verebilmenizi kolaylaştırmak amacıyla kendi WEB sayfasını oluşturmuştur. CEAM’ın ilk kuruluşunda başkanlığını yapan ve gelişimine katkı sağlayan Doç.Dr. Mesut Tez’e ve özellikle başkan olduktan sonra olağan üstü gayretleriyle CEAM’a seviye atlatan ve WEB sayfamızı oluşmasını gerçekleştiren Doç.Dr. Yunus Nadi Yüksek ve ekibine, cerrahi sistemin kurulmasında başından beri yanımda olan ve katkı veren cerrahi kıdemdaşım Op. Dr.Mükerrem Cete’ye ve bütün bu düzenlemelerin her aşmasında bize sonsuz destek veren hastane yöneticimiz Prof.Dr. Nurullah Zengin’e şükranlarımı sunuyorum.

Prof.Dr. Faruk Coşkun

Genel Cerrahi kliniği

Eğitim ve İdari Sorumlusu